Skip to content

Bunu yaparsanız şikayetlerinizin sihirli bir şekilde çözüldüğünü göreceksiniz

Sevgiliniz sizi kim olarak tanımlıyorsa, o kişi olursunuz. 

Jeanette Winterson

İlk evlendiğim zamanlarda, eşimin bazı davranışları yüzünden hayal kırıklığına uğramıştım. Evlenmeden önce beni el üstünde tutan ve bir sevgiliye nasıl davranılacaksa öyle davranan adam, evlendikten sonra bana annesine veya kız kardeşine davrandığı gibi davranmaya başlamıştı. (Benim de ona annesi gibi davrandığım gerçeğinin farkında değildim tabii ki).

Çözüm olarak sürekli söyleniyordum. Bu durumu düzeltmek için “Sen çok değiştin.”, “Bana sevgili gibi davransana.”, “Artık beni sevmiyor musun?” gibi şeyler söylüyordum. Ev işlerinde yardım alamadığım için yıpranıyor, “Sürekli oyun oynuyorsun, TV izliyorsun, bütün işi ben yapıyorum!” diye çemkiriyordum.

Tepesine dikilip vır vır vır söylendiğimde, o da beni susturmak için kalkıp 15 dakika iş yapıyor, sonra her şey eski düzenine dönüyordu.

Nasıl bu kadar bencil ve sadece kendini düşünen bir adam haline gelmişti?

Aşağıdaki formül sayesinde, şimdi beni mutlu etmek için kendi rahatını bozmayı göze alan, fedakar ve yardımsever bir kocaya sahibim.

Dizimden ameliyat geçirip 2 hafta evde yattığımda, her gün bıkmadan önüme yemeğimi taşıyan, o paçoz halimle bile güzel göründüğümü söyleyen, İstanbul'dan başka yerde yaşamak istediğimi bildiği için şirketine başka şehire transfer olmak istediğini söyleyen bir kocaya sahip oldum.

Bu nasıl oldu? Anlatacağım. Hatta size sihirli bir formül vereceğim diyebilirim 🙂

Şikayetlerinizin Çözüme Ulaşmasını Sağlayacak Sihirli Formül

Yakınlarımızla olan ilişkilerimizde, çok önemli bir kanun vardır. Onlardan ne beklersek onu alırız. Yani neye odaklanırsak, o gerçek olur.

İnsanlar, kendilerinden beklenen şekilde davranmaya eğilimlidirler.

Örneğin bir çocuk için sürekli "hiç ders çalışmıyor" derseniz, o çocuk bilinçaltında kendisini "ders çalışmayan tembel bir çocuk" olarak görür ve bu ders çalışmama eylemini devam ettirir. Eğer "Sürekli ders çalışıyor bu çocuk, okulda da çok başarılı" derseniz, o çocuk hayatta hep kendisinden bekleneni vermeye çalışacak ve başarılı, çalışkan bir birey olacaktır. Başka bir deyişle, sizin onu konumlandırdığınız tahta layık olmak isteyecektir.

İnsanlar duydukları övgülere layık olmak isterler. Övgülerden ilham alırlar.

Bununla birlikte, olumsuz yorum aldıkları hareketlerini de, bilinçli veya bilinçsiz olarak tekrar etme eğilimindedirler. Bunun sebebi herkesin hataları ve kusurları ile kabul görmek ve onaylanmak istemesidir. Bu istek erkeklerde kadınlara göre çok daha fazladır.

Birisiyle ilgili olumsuz bir beklenti oluşturursanız, beklediğiniz davranışı o kişide daha çok görmeye başlarsınız. Aynı kişiyle ilgili olumlu bir beklenti oluşturursanız, bu kişi sizin beklentinizi karşılamak için kendisini geliştirecektir.

Örneğin bir arkadaşınıza "Hep gülümsüyorsun, hep neşelisin, seni görünce moralim düzeliyor!" dediğinizde, arkadaşınız keyifsiz bile olsa sizi görünce gülümseme eğilimine girecektir.

Örneğin eşiniz sizin hoşunuza gitmeyen bir şey yapıyor, ya da hoşunuza gidecek bir şeyi inatla yapmıyor diyelim.

Bunu nasıl çözeriz? Adım adım anlatmak gerekirse;

  1. Şikayet cümlenizi belirleyin.

“Kocam ev işlerinde hiç yardımcı olmuyor.”

“Kocam söylediğim şeyleri sürekli eleştiriyor.”

“Kocam çocuğumuzla hiç ilgilenmiyor.”

“Kocam benimle dışarı çıkmayı istemiyor, baş başa vakit geçiremiyoruz.”

“Kocam yeterince para kazanmıyor.”

Sanırım buna benzer 100 tane filan şikayet sıralayabiliriz, değil mi? Şimdilik bu 5 örnek üzerinden gidelim.

Biz kadınlar, neden şikayetçiysek onu olduğu gibi, hatta biraz abartarak söylemeyi severiz. Örneğin en son 2 hafta önce eşimizle baş başa yemeğe çıkmış olsak bile, “Hiç baş başa bir şeyler yapmıyoruz, benimle hiç vakit geçirmiyorsun!” diye söylenebiliriz.

1 veya 2 haftadır söz konusu olan bir şeyi abartıp senelerdir öyleymiş gibi davranmakta üstümüze yoktur. Erkeklerin de bu aşırı derecede açıklayıcı şikayetimizden bir sonuç çıkarmalarını ve bunu en kısa zamanda çözmelerini bekleriz.

Biz bu kadar açıklayıcı ve yol gösterici olduğumuz halde inatla neden kötü davranışlarını sürdürdüklerine anlam veremez, sonuç olarak da bizi artık sevmediklerine kanaat getiririz.

Sorun şu ki, şikayet etmek için ağzımızı her açışımızda, karşımızdakinin duyduğu tek şey “Sen kötü bir kocasın. Beni hiç mutlu edemedin ve bu saatten sonra da edebileceğini sanmıyorum.” oluyor.

Biz de açık açık iletişim kurduğumuz halde karşımızdaki adamın neden bizi dinleyip sonrasında televizyona veya bilgisayara gömüldüğünü sorguluyoruz.

Şu ana kadar bir konuda şikayet etmenin evliliğinize pek katkısı olmadığını tecrübe etmişsinizdir. O yüzden ikinci adıma geçiyorum.

  1. Şikayet cümlenizi tersine çevirin. Buna “İyi olacak koca kehaneti” de diyebiliriz.

“Kocam her vakit bulduğunda evde iş yapar, sofrayı hep o kurar ve kaldırır, sağolsun.”

“Kocam beni saygıyla dinliyor ve bakış açıma güveniyor. Bu özelliğini çok seviyorum.”

“Kocam çok iyi bir baba. Vakti varsa mutlaka çocukla ilgilenir.”

“Benimle vakit geçirmek istediğini biliyorum, ama bayağı süredir fırsat bulamadık / eskisi kadar fırsat bulamıyoruz. Onu özlüyorum. Umarım yakın zamanda baş başa zaman geçirmeye fırsat buluruz.”

“Kocam çok çalışkan ve ailemize baktığı için çok minnettarım. Ailemizin maddi açıdan geleceği çok parlak, şanslıyım gerçekten.”

Bu cümleler size yalan gibi gelebilir. Muhtemelen şikayetinizi destekleyecek bir sürü de kanıtınız var.

Örneğin kocanız eğer siz yapmazsanız dolaptaki yemeği bile ısıtmaz ve dışarıdan söyler. Daha bu sabah bir tanıdığınızla ilgili yaptığınız bir yorumu eleştirdi. İşiniz olduğunu bildiği halde “Çocuğu bu sabah okula ben bırakayım.” demedi. 1 aydır baş başa dışarı çıkmadınız. Faturayı zamanında ödeyemediğiniz için doğalgaz kesildi.

Bunları bile bile şikayeti tersten söylemek, yalan söylemek veya manipülasyon anlamına gelmiyor mu?

Öyle göründüğünü biliyorum. Ancak bir de şu açıdan bakarsak, aslında şikayetin tersini destekleyecek kanıtlar da bulabiliriz:

Kocanız kendi pijamalarını katlıyor veya banyoyu hep temiz bırakıyor. Geçen gün arkadaşlarınızla birlikteyken gezdiğiniz bir yer hakkında yaptığınız yoruma katıldı ve “Haklısın, hiç o açıdan düşünmemiştim” dedi. Geçen haftasonu çocuğu bir etkinliğe götürdünüz ve arabayı o kullandı. Baş başa dışarı çıkamadınız ama geçen hafta evde birlikte film indirip izlediniz. Belki kazanılan para şu anda tüm ihtiyaçlara yetmiyor ama kocanız terfi etmek için fazladan çalışıyor.

Tabii bunlar sizin başınıza gelmemiş olabilir. Sizin şikayetiniz bunlardan çok farklı olabilir. Yine de, şikayeti destekleyecek kanıtların yanında, tam tersini yani olumlu beklentinizi destekleyecek kanıtlar da bulabilirsiniz.

Yani şikayetiniz %99 oranında doğru, %1 oranında yanlış diyelim. Bu %1'lik kısmı tespit edip ona odaklanın.

  1. “İyi olacak koca kehaneti”nizi, yüksek sesle, hem kendinize, hem eşinize söylemeye başlayın.

Oluşturduğunuz kehanet cümlesini kendinize ve eşinize söylemeye başlayın. Başkalarının yanında da eşinizin duyacağı biçimde söyleyebilirsiniz.

Merak etmeyin, eşiniz sizi parmakla gösterip “Yalancı!” diye bağırmayacak. Hep tersini duymaya alıştığı için belki başta biraz şaşırabilir, ama söylediğiniz şeyi çürütmeye veya sizi haksız çıkarmaya çalışmayacak.

Tam aksine, onun çabasını görmeye başladığınız için sevinecek ve övgünüze layık olmak için çabalayacak. Böylece odaklandığınız iyi şeyi beslemiş ve kötü şeyi uzaklaştırmış olacaksınız.

Unutmayın, neyi beslersek onu büyütürüz.

Sizin aklınıza bir “İyi olacak koca kehaneti” geliyor mu? Aşağıdaki yorumlarda örneklerinizi bekliyorum 🙂

14 thoughts on “Bunu yaparsanız şikayetlerinizin sihirli bir şekilde çözüldüğünü göreceksiniz

  1. Elsanin annesi

    Zeynep hanım neolur benim bu laftan anlamaz eşimede çözüm bulun.7 yıllık evlilik aşırı annecilik calismiyorum diye çalış diye baskı yapan ve herseferinde bize yedirdigi bi parça ekmeği başıma kalkan eve beş kuruş bırakmaz kendimi paraladim böyle yapma diye başımıza bişey gelse napariz diye yok diyo cikiyo işin içinden biktim beş kurussuz dışarı çıkmaktan.hadi evde bişey yok acil isim oluyo git şundan işte bundan işte diyo napicagimi bilmiyorum canini al parasını alma .Ama bu sadece ben ve cocuguma özel ailesine son kuruşuna kadar harcar alır yedirir içirir harçlık verir gözüme baka baka lazım olur der ama bana yok yok yok

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Elsanin annesi, maddi problemlerle ilgili bir yazı da yazmayı düşünüyorum blogda.
      O zamana kadar, seni eşine yaptığı en ufak şey için bile teşekkür etmeye, eviyle ve çocuğuyla ilgilenebilen bir anne olduğun için ne kadar şanslı olduğunu söylemeye, olumlu şeylere odaklanıp bunları beslemeye davet ediyorum.
      Şu ana kadar yaptığın konuşmalar işe yaramamış gibi, bir de böyle dene bakalım ne zarar gelir?

      Reply
  2. Elsanin annesi

    O yolu denedim ama adamın beyni hep ben çalışıyorum sende paran olsun istiyosan cebinde git çalış mantığında evde ne eksigin var diyo 😣onun için evde gıda olsun yeter aşırı iştahlı ama bu bana karşı olması dahada koyuyor bana ailesine bin liralık ayakkabi alabilir lafını bile yapmaz 🙁ama 7 yıllık evlilikte benim bütün ihtiyacımi ayakkabi giyim kosmetik ailem karsiliyor mecbur değiller ama onlarda hala eski püskü şeylerle mutsuz olmami sindiremiyorlar tek kızdıkları almasını biliyor sana niye almıyor daha birgün yol parası vermedi ailem veriyo yani anliyacaginiz caresizlik sokakta çocuk bi su istese alamamak canimi acitiyo 😟(ise gir bari diyebilirsiniz ilkokul mezunuyum bi yerde satış temsilciliğe girdim 1 ay cocuguma bakan olmadı kreş benim aldığım maaştan fazla istedi o ara beyfendi evin duzeninin değişmesine yemeyin 10 dakka gecikmesine tavir yaptı )bende boşuna cabaliyorum diye ciktim

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Elsanin annesi, ihtiyaçlarının karşılanmadığı için içinde bu kadar kırgınlık birikmesini anlayabiliyorum. Üstelik de eşin başkalarına bu kadar cömert davranıyorken.. Madem her şeyini ailen karşılayacaktı, neden evlendin, değil mi?
      Seni aşağıdaki yeni yazımı okumaya davet ediyorum. Buradaki adımları denemeye ne dersin?
      http://www.zeynepbahar.com/esim-ihtiyaclarimi-karsilamiyor/

      Reply
  3. Nesrin83

    Selam Zeynep hanim,

    verdiginiz bilgiler icin cok tessekür ederim. Icimdeki ses cok gec kaldin diyor. Esimle dört senedir evliyiz ve hep kavgalar oldu. Ailesi yüzünden(gerici ve cahil insanlar), onun yalanlari yüzünde(ailesinden kaynaklaniyor) ve onun bencilligi yüzünden. Ben cok fevri bir insanim, kavga ettikmi cok agir konusurum, hatt saygisiz olurum. Belki Terazi oldugum icin haksizlik yasadimi cok agrima gider. Gecen dört sene icinde kackere bosanalim dedim ben, kackere kavga ettik, kac geceler aglayarak uyuya kaldim ve evi terk ettim hatti hesabi yok.Esim o konuda beni ciddiye almiyor. Belki Bosanmaktan ikimizde korkuyoruz…düzenimiz bozulcak diye. En son kavgamiz evlilik yildönümüzde ben ondan sadece bir mektup istedim hic bir hediye istemedim. Esim duygusal olmadigi icin bana cok öfkelendi ve cok agir konustu…bu konusmama halimiz 9 haftadir böyle devam ediyor.Kavgali oldumu zaten evde hic is yapmiyorum herkez kendi odasini topluyor. Kendisi oturma odasinda ben yatak odada öyle iki yabanci gibi yasiyoruz. Ikimizde inada bindirdik…ben sucsuz oldugum icin ona bir adim atmak istemiyorum oda beni cezalandiriyor ve kendince benim adim atcagimi saniyor.

    Belki dediklerinizi daha önce bilseydim ve uygulasaydim… Simdi cok kararsizim…icimden hayirlisini diliyorum.

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Canım sana durumun neden umutsuz göründüğünü görebiliyorum.
      Ben boşanıp yeniden evlenen insanlar biliyorum. Laura'nın topluluğunda 3 sene ayrı evde yaşadıktan sonra yeni yetme sevgili gibi olanları biliyorum.
      En dibe vurduğun yer genelde dönüm noktasıdır. Hiçbir şey için geç değil.
      Artık en ufak huzursuzluğa bile tahammülümüz yok, bir problem olduğunda ya o ya ben eninde sonunda gülümsüyoruz.
      Eğer senin kocan iyi adamlardan biriyse (yeni kumar veya alkol gibi aktif bir bağımlılığı yoksa, sürekli aldatma eğiliminde değilse, şiddet eğilimi yoksa) aranızı düzeltmeniz ve hiç olmadığı kadar mutlu olmanız çok mümkün. Bu tamamen senin elinde.
      Tabii ki evinizde olanlara ilişkin benim bir fikrim yok ve kendi hayatının yönetimi sende. Sen neye karar verirsen o olacak.

      Reply
  4. SEVIM

    Selam Zeynep Hanim 1 bucuk ay sonra Allah izin verirse evlincem 7 yil sevdigim ilk goz agrimla kavustuk cook sukur... Yalniz bircok sorun var ailesi herseye karisiyor tutacagimiz evee bile.. ben mantikli bir sekilde istedigim semtleri saydim.. Nisanlim da ailesinin yanindan tutmak istedi evi gezdik begenmedim... Bunun uzerine tartistik ev bakmaya bile kayinbabam ve kaynanamla gittik hicbisekilde bizi yalniz birakmiyorlar nisanlimdaaa onlara bir.dur bile demiyor benim istediklerimi yapmiyor alip krsima konustum amaa dinlemi biktim artik..

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Sevim, yaşadığın duruma üzüldüm. İsteklerinin duymazdan gelinmesi çok sinir bozucudur eminim.
      Benim benimsediğim felsefeye ve prensiplere göre, isteklerimi ilham verici biçimde ifade etmek çok önemlidir. Yani talep etmeden.
      Ben kimsenin bana bir borcu olmadığını, kimsenin benim için birşey yapması gerekmediğini varsayarım. Bana gelen en ufak hediye, iltifat ve yardımı sevinçle kabul eder ve teşekkür ederim. Yani bana sunulan herşeyi (beni çok strese sokan ve kabul edemeyeceğim birşey değilse) kabul ederim ve kimsenin bana birşey verme yükümlülüğü olmadığının bilincindeyimdir her zaman.
      Eşin ev tutmak için ailesini dinlemek istiyor olabilir, onların görüşüne güveniyor olabilir. Bu konuda ona saygı duymak sizi daha fazla kavga ve tartışmadan kurtarır. Ailesine yakın olmanızın ileride sizin için kolaylık sağlayacağını düşünüyor olabilir. Ev seçimine gelince, benim tecrübeme göre bir kadın lafı uzatmadan net olarak neyi isteyip neyi istemediğini belirttiğinde, erkek bunu dikkate alıyor. İçinde eleştiri ve şikayet olmaması şartıyla.
      Belki o an direkt "Tamam" demeyebilir, ancak sen "Bu evi beğenmedim, burada oturmak istemem." dedikten sonra bunu dikkate alacağından eminim. Ben bu şekilde eşimin bizim için seçtiği bir şey hakkında görüşümü belirtirsem ve eşim de üstüne "Nesini beğenmedin?" şeklinde sorgularsa, sakince neden beğenmediğimi anlatırım ve konuşmamı "Benim zevkime / kriterlerime uymuyor ancak elimizdeki en iyi seçenek buysa ve sen bunun bizim için uygun olduğunu düşünüyorsan kararına saygı duyarım. Bizim için en iyisini yapacağından eminim" şeklinde sonlandırırım. Eğer maddi durumumuzun daha iyisine yetmeyeceğini biliyorsam eşimin seçimini beğendiğimi söyler ve içtenlikle teşekkür ederim.
      Bu durumda bütün kararı erkeğe bırakıyormuş gibi görünsem de, aslında biliyorum ki bir erkeğin hayattaki en büyük gayesi yanındaki kadını mutlu etmek. Bu yüzden ne zaman ve nasıl olacağı belli olmamakla birlikte, benim isteklerimi gerçekleştirmek için çalışacağını biliyorum.

      Reply
  5. AyşeA.

    Zeynep Hanım, çalışan biriyim. Eşim ben söylemeden kendiliğinden hiç bir şey yapmıyor. Ben söylediğimde bazen yardım ediyor bazen sadece dediğim işi söylenerek yapıp başka bir şeye elini atmıyor ya da bütün boş vaktinde lanet olası maç veya futbol yorumlarını dinliyor. Şimdi ben bana çok yardımcı oluyorsun teşekkür ederim, ben söylemeden birşeyleri yapman çok güzel mutlu oluyorum gibi cümleler kursam, muhtemelen benle dalga geçiyor diye düşünecek. İşten eve geldik diyelim, açıyor televizyonu, evde yapılacak bir şey var mı diye düşünmek aklına bile gelmiyor.Eve gelip yayıldığı zaman, bir kaç kez gel yardım et bana beraber yapalım demeden nasıl kaldırabilirim ki onu yerinden? İlla ki direktif vermem gerekiyor. Nolur yardım edin bana. Sinirlerim çok bozuluyor.

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      AyşeA, hem gündüz mesai yapıp hem de akşam ev işinde yardım almamanın nasıl bir şey olduğunu hatırlıyorum.
      Siz söyledikten sonra bir anlamı kalmıyor, değil mi? Sonuçta ne yapılacağını söylemek de bir iş.
      Ben, üstümdeki iş yükünü azaltmanın en kısa ve kolay yolunun, "yapamam" diyebilmek olduğunu gördüm. Bu bana kendimi başlarda çok kötü hissettirmişti. Zayıf ya da beceriksiz olarak algılanmaktan korkuyordum. Üstelik ben yapmazsam her şey dağılır gider diye düşünüyordum. Korktuğum hiçbir şey başıma gelmedi.
      Örneğin bir arkadaşım, hem kariyer hem ev işlerini bir arada yürütemediğini söyledi eşine. "Sen ne düşünüyorsun?" diye sorduğunda, eşinin işleri birlikte yaparız demesini umuyordu, ancak eşi onun yerine "temizlik yardımı alalım" dedi. Arkadaşım kendisine sunulan her şeyi alma prensibini benimsediği için, bunu kabul etti. Önceleri iki haftada bir alıyordu, şimdi her hafta alıyor. Yemekleri bile temizliğe gelen hanıma yaptırıyormuş. Böylece içindeki kırgınlık ve kullanılıyormuş hissi yok oldu. Bir temizlik hizmetine ödenen para evliliklerini kurtardı diyebilirim 🙂
      Ayrıca, bu dünyadaki hiçbir insan %100 bencil, %100 tembel değildir. Mutlaka eşinin senin için yaptığı bir şeyler vardır. Büyütecini çıkarıp bu şeyleri bulman ve bunlara teşekkür etmen, onu büyüklüğe ve cömertliğe davet edecektir. Örneğin kendi kıyafetini katlıyor mu? Kirlilerini sepete atıyor mu? Araba kullanıp sizi gitmek istediğiniz yere götürüyor mu? Hiçbir şey yapmasa bile, çalışıp para kazanıyor, değil mi?
      Oluşturduğun kehanet cümlesine gerçekçi kanıtlar toplayabilir ve bunlar için minnettarlığını dile getirebilirsin. Bakalım nasıl değişimler olacak?

      Reply
  6. Zerdali

    Merhaba Zeynep Hanim vakit buldukca blogunuzu ve hatta yorumlari okuyorum ki benzer durumlari bende yasiyorsam cevaplar faydali oluyor. Benim ismimi Zerdali olarak yazmistim baska yorumlarda. 3 yillik evliyim ve her hafta sorunlar yasiyoruz. Mesela 4 gun iyi olsak 3 gun kotuyuz. Bu hamilelik donemimden itibaren basladi. Suan bebegim bir bucuk yasina yaklasiyor. Yani anne baba olduktan sonra daha iyi iletisime sahip olmamiz gerekirken biz daha kotuye gittik. Bugun esim isten geldi bende bebegimizi uyutmaya calisiyorum boyle yukarida kapiyi da kapattim. Esim arkadasini arayip yuksek sesle konusmaya basladi zorla uyuttugum cocugumuz uyandi bende onu alip asagi indim arkadasi zaten hoslanmadigim birisi onunla konusmasini istemiyorum cunku cok her kotu davranis olan birisi kumar bagimliligi aldatma boyle bir Insanla arkadas olmasini istemiyorum. Sonra agzima geleni saydim. Esim cok sinirli birisi ben boyle yaptinca oda Bana tepki olarak sesini yukseltti. Bebegimiz korktu ve ben buna cok uzuldum suan kendimi sucluyorum. Neden bunlar oldu diye. Aslinda cok daginik anlattim ama ben her zaman kendimi torpulemeye calisiyorum cunku elestirel yonum cok guclu. Esiminde cok hatalari var. Hani guvende olmamaktan bahsetmissiniz. Yani esinizin herhangi bir bagimliligi varmi diye. Bizim aslinda durumumuz cok iyi olabilir ama esimin malesef bu kotu seye bagimliligi var. Her yolu denedi birakamiyor Bana da az oynamama goz yum ya da ayrilalim her ikisine de cocugumu gormemeye de raziyim diyor. Ben bi uzmanla gorusmedim esimde gorusmedi hep para kontrolunu Bana birakti ama aldigi borclar kredi karti vs durmadi halende devam ediyor ben yuzune vurmuyorum ama farkindayim. Cok dusunuyorum ama bu sekilde evimi yuvamizi seviyorum. Eger esim bu davranisi olmasa cok insancil biri ve severek evlendim. Basta Bana soylememisti dugune yakin soyledi ama arada sirada eglence olarak dedi bu sekilde oldugunu gercekten bilmiyordum. Nasil davranmaliyim onun normal bi insan olmasi normal bi es olmasi icin yapabilecegim bir sey var midir? Ben kontrol etmek istemiyorum artik. Mutlu olmak huzur bulmak kavgasiz gurultusuz yasamak istiyorum. Sevgilerimi gonderiyorum.

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Zerdali, evde para konusunda tek sorumluluk sahibi insan olmak eminim çok yorucu, yıpratıcıdır, üstelik çok da yalnız hissediyorsundur.
      Kontrol etmek istememeni anlıyorum, ben de hiçbir şeyi kontrol etmek zorunda kalmak istemem açıkçası.
      "Birine aşık olmak aslında tesadüf değil, bir karardır", bu sözü duymuşsundur belki. Aynı şekilde, birine saygı duymak da ancak senin verebileceğin bir karardır. Tabii ki yaşadığın durumda bu kararı verip vermemek tamamen sana kalmış. Rahatlayıp kontrolü bırakmak istediğimde eşime "Ben artık parayı yönetmek, düşünmek istemiyorum" dedim ve parayı yönetmeyi tamamen bıraktım. Banka hesabımıza aylarca bakmadım. Eşim bana bu konuda sitem etse dahi geri adım atmadım. Çünkü biz kadınlar para konusunda erkeklerden çok daha fazla endişelenmeye meyilliyiz ve ben bu endişeyle yaşamak istemediğime karar verdim.
      Şimdi evin tüm para yönetimi eşimde. Üstelik bunu severek yapıyor (buna ben bile hala şok oluyorum, çünkü eskiden nefret ettiğini söylerdi!).
      Sevgilerle.

      Reply
  7. Seyma

    Merhaba Zeynep Abla, ben 1 aylık evliyim ama düğün arefensinde ve 1 aylık evlilik hayatımda sürekli kavga ettik son zamanlarda biraz azalsa da yine sorun var aramızda. Evlenmeden önce eşim hep beni düşünüyordu sanki hayatında tek ben vardım ki kendisi de bunu kaç kere dile getirmişti. Ailemden daha önde tutuyorum seni gibisinden. Her zaman daha cok seven taraf o olmuştu. soruyorum ona hala seni cok seviyorum diyor. Biliyorum seviyor. Başımızdan cok zor seyler geçti ve o hep benim yanımdaydı hep uğraştı. Ama eski halinden cok farklı şimdi. Ve benim herşeyime karışıyor mesela yemek yememe, iş yapmama, ailemle konuşmama halbuki kendi ailemle istediğim gibi konuşurum sonucta kaç yıllık ailem (bizim ailemle ilişkilerimiz herkese tuhaf geliyor zaten) sonuçta onun ailesiyle o sekilde konuşmuyorum ki zaten onun ailesinden beni görenlerde beni beğenip övüyorlar. Yani nerde ne yapılacağını nasıl konuşulacağını bilen birisiyim ben sadece samimi olduğum ortamda ( arkadas ortamı, ailem ve şimdiki kendi evimde) içimden geldiği gibi davranıyorum. Ha birde telefonla cok oynadığımı söylüyor ve cok karısıyor halbuki boş olduğum zamanlarda girip dolasıp oyun falan oynuyorum. Genelde eşimin işi var ve ben bekliyorsam. Yani boş boş duracagıma telefonla vakit geçiriyorum.evde falan hep kocamla ilgileniyorum ama o ne zaman elimdr telefon görse sen hastasın bağımlısın diyor ve bu cümleler beni cok sinirlendiriyor. Ne yapmam lazım nasıl başa çıkayım. Yazınızı okudum ama onu her zaman nasıl öveyim. Az bucuk iş yapmaya başladı ama ben bana her zaman yardım etsin istiyorum. Yine eskisi gibi olsun istiyorum.

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Seyma, eşinle henüz evliliğinin başında tartışmalar yasamana üzüldüm. Sürekli sana karışması ve eleştirmesi çok gıcık gerçekten!
      Ben de ilk zamanlar eşimden daha önce duymadığım tarzda eleştiriler duyduğumda çok kırılıyordum. Bazen kendimi savunmak için dil döküyor, bazen de o da aynı şeyi hissetsin diye misilleme yapıyordum. Örneğin yaptığım yemeği veya herhangi bir işi elestirdiginde, bazen nankorlukle veya kıymet bilmezlikle suçluyor, bazen de susup daha sonra onun başka birşeyini eleştirerek acısını cikariyordum. Daha iyi bir günümde uzun uzadiya kendimi savunuyor, annesi gibi yılların tecrübesi olmadığımı vurgulayıp anlayış rica ediyordum. Bunların hiçbiri işe yaramadı ve eşim her beni elestirdiginde, aramizda düşmanlık ateşi benim de beslemem sayesinde biraz daha alevlendi.
      Aslında beni eleştirdiği ve buna kırıldığım zaman, yapmam gereken tek şeyin "Kırıldım " deyip orayı terk etmek olduğunu anladım.
      Bu sayede ben ateşi beslemiyorum, eşim de kendi söylediği şeyin hesabını benim laf kalabalığım olmadan yapabiliyor. Eleştirilerin ve karişmalarin ne kadar azaldığını sana anlatamam."Kırıldım" dedikten sonra başka hiçbir şey söylememek, karşıdaki konuşsa bile cevap vermeye direnmek, eğer cenenizi tutabileceginize güvenmiyorsanız odayı terk etmek gerekiyor. Seni de bu yöntemi denemeye, savunma duvarını indirip "kırıldığını " kabul etmeye davet ediyorum.

      Telefon konusuna gelince, bazen erkekler aslında söylemek istedikleri şeyi söyleyemezler. Onun yerine böyle sinir bozucu hareketler yaparlar. Örneğin "biraz da benimle vakit geçir" demek yerine "çocuğun her istediğini yapma artık" diyebilirler. Ben bunlara "alt mesaj" diyorum. Anlattığın şeyde, eşinin alt mesajlarını yakalamak için bir fırsatın olduğunu görüyorum. Buna odaklanmaya ne dersin?

      Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir