Skip to content

Eşim ihtiyaçlarımı karşılamıyor: Bencil kocayı dönüştürme rehberi

Seni, sadece sen olduğun için değil, senin yanında dönüştüğüm ben için, bu kadar seviyorum.

Roy Croft

Eşim ihtiyaçlarımı karşılamıyor
Designed by bearfotos / Freepik

Evlendikten sonra kocanız size karşı gittikçe cimrileşmeye başlamış, aldığınız en ufak kıyafetin bile lafını eder hale gelmiş olabilir.

Etraftaki herkese, ailesi ve arkadaşlarına karşı eli açık ve cömert, sadece size karşı cimri davranıyor olabilir.

Böyle hikayeleri çok duyuyorum. Onun öncelikleri arasında son sırada geliyormuş hissine kapılmanız çok normal. Böyle davranılmak, insana kendini değersiz, yalnız ve kapana kısılmış hissettirir.

Muhtemelen onunla bu konu hakkında saatlerce konuştunuz, sizinle empati kurmasını sağlamaya çalıştınız. İşe yaramayınca belki sesinizi yükselttiniz veya ağladınız. Hatta bir süre için evi terk ettiniz.

Eşiniz kısa bir süre için size karşı daha nazik ve düşünceli davrandı, ama sonra yine her şey eski haline döndü.

Ya da daha beteri, eşiniz sizi tamamen duymazdan geldi ve soğukluğu kırmak için ilk adımı siz atmak zorunda kaldınız. İçinizde kırgınlık ve öfke birikti.

Size şimdi içinizdekileri dökmek, onun hareketleri yüzünden yaşadığınız zorlukları anlatmak ve bunu düzeltmesi için yalvarmaktan çok daha etkili bir yöntemi anlatacağım.

Adım 1: Önce kendi hareketlerinizi düzeltin.

Kendinizden başkasını kontrol etmeye ve "düzeltmeye" çalışmanın imkansız ve yıpratıcı bir iş olduğunu söylemeliyim. Aslında, kendimizden başka hiç kimse üzerinde kontrolümüz yok. Bu yüzden, bana her zaman kendi yaptıklarımı gözden geçirip, gerekiyorsa düzeltmek daha kolay gelmiştir. Hem bu şekilde içim de her daim rahat oluyor.

Eşinize aylardır, hatta yıllardır erkek dilinde "saygısızlık" anlamına gelen davranışlarda bulunuyor musunuz? Ona herhangi bir konuda "yardım" ediyor musunuz? Yaptıklarını veya söylediklerini düzeltme ihtiyacı duyuyor musunuz? Fikirlerini söylediğinde göz devirip dudak büküyor musunuz? Karşı çıkıyor musunuz? Onun adına kararlar alıp, kendi yapabileceği şeyleri onun adına yapıyor musunuz? Bir şey anlatırken sözünü kesiyor musunuz?

Çocuğunuza nasıl babalık yapması gerektiğini, onun yanında nasıl davranması gerektiğini öğretiyor musunuz?

İltifatlarını, sizin için yaptığı ufak şeyleri ve hediyelerini beğenmediğiniz, geçiştirdiğiniz, "Ne gerek var?" dediğiniz oluyor mu?

Düşünceli bir eş olma adına, kendinize gereğinden fazla iş yükleyip, sonrasında karşılık göremediğiniz için şikayet ediyor musunuz?

Eğer eşiniz sizin tarafınızdan bu davranışlardan birkaçına uzun süre maruz kalmışsa, sizi artık "sevilecek, ilgi gösterilecek bir kadın" olarak görmüyor olabilir.

Onun gözünde, kendisinden istenmediği halde annelik yapan ve dırdırcı bir kadına dönüşmüş olabilirsiniz.

Annelik yapan bir kadın çekici değildir. Böyle bir kadın, erkeğin bir kadını mutlu etme ve ihtiyaçlarını karşılama, onun kahramanı olma içgüdülerini tetiklemez.

Emin olun, kocanız bu bencil görünen haliyle bile sizin mutlu olmanızı istiyor! Sadece biraz ilhama ihtiyacı var. Bu yüzden sizi saygı kuralını denemeye davet ediyorum.

Evliliğinizde saygıyı yeniden tesis etmek için bu yazıma göz atabilirsiniz.

Adım 2: Gülümseyin ve "Teşekkür ederim" cümlesini 3 kat daha fazla söyleyin.

Erkekler, evlendikleri kadını mutlu görmek isterler. Kadının mutluluğu onların hayattaki başarısını tanımlayan en büyük göstergedir. Kariyer ve para sadece araçtır.

Sizin onunla mutlu olduğunuza, somut kanıtlar olmadan inanmazlar. Eğer arkadaşlarınıza "Aslında kocamı seviyorum, çoğu zaman mutluyum." deyip kocanıza sadece şikayetlerinizi anlatıyorsanız ve evde surat asıyorsanız, kocanızın elinde somut bir kanıt yok demektir.

Sizi hiçbir zaman mutlu edemeyeceği hissine kapılmış bir kocadan her türlü bencilliği bekleyebilirsiniz.

Yaptığı en ufak şeye bile teşekkür etmeyi, akşamları onu gördüğünüzde kocaman gülümsemeyi deneyin. Onunla mutlu olduğunuzu belirtmek için bundan daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Diyelim ki gerçekten onunla mutlu değilsiniz. Hatta çaresiz durumdasınız ve boşanmayı düşünüyorsunuz. Yine de bunu bir deneyin bakalım. Size bir zararı olamaz, değil mi?

Adım 3: Sizin için yaptığı her şeyi ve söylediği her güzel sözü şartsız kabul edin. Yani size sunulanı alın.

Kadınsı çekiciliğin en önemli göstergelerinden biri, size sunulanı alabilmektir.

Sunulanı alma konusunda birkaç örnek vereyim:

Birisi saçlarınıza iltifat ettiğinde "Ya aslında uçları hep kırıldı" demek yerine gülümseyerek teşekkür etmek,

Evinize yemeğe gelen arkadaşınız yemeğin sonunda bulaşıklara yardım etmek istediğinde "Saçmalama canım sen misafirsin, otur sen." demek yerine "Teşekkürler canım çok makbule geçti." diyerek onun da iş yapmasına ve yükünüzü hafifletmesine izin vermek,

Spor yaptıktan sonra terli halinizle eşiniz size sarılmak istediğinde onu ittirmek yerine onun sizi bu halinizle de çekici bulmasına saygı duymak ve sarılmasına izin vermek,

Arkadaşınız size hediye aldığında "Niye masraf ettin, ne gerek vardı?" demek yerine hediyesini beğenmek, teşekkür etmek, aldığı hediye sayesinde mutlu olduğunuzu görmesine izin vermek.

Birinin güzel sözlerini geçiştirdiğinizde, yardım talebini geri çevirdiğinizde, hediyesi için "Ne gerek vardı?" dediğinizde, hem kendi değerinizi düşürmüş, hem de sizi mutlu etmek isteyen kişiyi reddetmiş oluyorsunuz.

Hediyeler, jestler ve iltifatlar karşılık beklenerek yapılmaz. Bunların amacı sevilen birini mutlu etmektir.

Kocanız sizin için ufak bir şey yaptığında, mesela marketten alışveriş yapıp gelmek gibi, ya da masayı toplamak gibi... Yaptığı şeyin sizi mutlu ettiğini görmesini sağlayın.

Şartsız bir mutluluktan bahsediyorum. Yani "Bir dahaki sefere şunu şöyle yapar mısın?" dememek, kayıtsız şartsız teşekkür etmek ve mutlu olmaktan bahsediyorum.

Sunulanı alabilme yeteneğinizi geliştirmek için bu yazıya göz atabilirsiniz.

Bunları denedikten sonra yaşadıklarınızı aşağıdaki yorumlarda görmek isterim 🙂

2 thoughts on “Eşim ihtiyaçlarımı karşılamıyor: Bencil kocayı dönüştürme rehberi

  1. Garip

    Bu önerileriniz çok hoş.bi çoğunu yapıyor olsam da eşimin bana karşı davranışlarının hiç değişeceğini düşünmüyorum.beş aylık hamileyim.vicdanı bile olduğunu sanmıyorum.evleneli 14 ay filan oldu. Sevgilim olan inçe nazik kibar düşünceli adam gitti yerine bir gecede ki bu gece düğün gecesi oluyor, başka bi adam geldi. Öf neyse içinizi karartmak istemiyorum .basıp gitsem de kurtulsam.başı göğe erse.istediği olmayınca kafayı yiyen bi tip.istediklerinin %99.9 u oluyor zaten.bi avize bile alamazsın paşamız beğenmezse, iki yaşında çocuk gibi krize girer.niye onun seçtiği avize olmuyo diye.üstelik parasını da ben ödüyorum.aman bırak.ölsem de kurtulsam.bu adam kızını da sevmez.dışardan tanısan medeni, kibar eğitimli, daha neler

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Garip, bir avize alırken bile kriz çıkması gerçekten çekilecek gibi değil! Üstüne de hamileyken bunları yaşamak 🙁
      Ben ilk evlendiğim zamanlarda eşimle en ufak konuda bile kriz yaşadığım zamanları hatırlıyorum. Ahhhh ne çileliydi ama ya :/ Cuma akşamı nereye gidileceği konusunda bile zıtlaşıyorduk ve tatillerimiz zehir oluyordu..
      Eşimin asla değişmeyeceğini düşünüyordum. Bu yüzden böyle umutsuz hissetmeni anlayabiliyorum.
      Ben bu prensipleri uyguladıkça eşim benimle birlikte değişti. Farklı davranır oldu. Bu blogu kurmamın en büyük sebebi, imkansız görünen birşeyi gerçekleştirebileceklerini bildiğim için, kadınlara yardım etmek.
      Tabii ki herşey bir gecede düzelmedi. Bazen ben yine eskiye dönüp saygısızlık yaptım, bazen de eşimin söylediği bir şey beni çok kırdı.
      Ancak önemli olan, artık soğuk savaşın veya kavganın çok çok kısa sürmesi ve yeni sevgililer gibi küs ve ayrı kalamamamız.
      Bunun başka çiftlerde de olduğuna her gün tekrar tekrar tanık oluyorum.
      Yapabilirsin, destekçinim!

      Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir