Skip to content

Kocam çok değişti!

Kocam Çok Değişti

Designed by jcomp / Freepik

"Kocam çok değişti!"

Evli kadınların çoğu, eşinin evlendikten sonra az veya çok değiştiğini söyler. Düşününce, hiç de hoş bir durum değil bu. Hayatınızı birlikte geçirmeye karar verdiğiniz adamın, tanıdığınız kişi olmadığını fark edince, kendinizi kandırılmış hissedersiniz. Bu hisle yaşamayı kimse istemez.

Diyelim ki mağazada bir elbise bakıyorsunuz. Mağazadaki tezgahtar elbiseyi denediğinizde, üstünüze cuk oturduğunu ve çok yakıştığını, gözlerinizi ortaya çıkardığını söyledi. Elbise, mağaza ışığının altında tam zevkinize hitap ediyordu. Tezgahtarın sıcakkanlı ve övgü dolu sözlerinin de etkisiyle normalde vereceğinizin 2-3 katı para verdiniz ve elbiseyi alıp eve geldiniz. Evde elbiseyi hevesle tekrar denediğinizde, bir baktınız ki rengi mağaza ışığında göründüğü gibi yumuşak bir fıstık yeşili değil, cart yeşil! Üstelik koltuk altları sıkıyor, eteği de fazla uzun.

Çözümü çok basit. Elbiseyi geri dönüp mağazaya iade edebilirsiniz. Böylece kandırılmışlık hissine takılıp kalmazsınız.         Kocam çok değişti

Evlilikte ise durum bambaşka. İade süreci çok daha uzun ve maliyetli. Üstelik o elbiseyi her gün giymek zorundasınız.

Böyle bir hayatı kimse haketmiyor.

Pekiyi neden evlendikten sonra değişiyor bu kocalar? Neden ilk tanıdığınızdaki yumuşak renkli, üstünüze cuk oturan formlarını kaybediyorlar?



Eşim, hayatımda tanıdığım en sakin, yumuşak ve uyumlu adamdı. Beni olduğum gibi kabul ediyor, kusurlarımı görmüyordu. Benim istememe gerek kalmadan, her boş vaktini beni görmeye ayırıyordu.

Arkadaşlarının yanında beni el üstünde tutuyordu. Sık sık iltifatlar edip hediyeler alıyordu. Kendisi hoşlanmadığı halde, benimle dans kursuna bile geliyordu!

Ne olduysa evlenmeye karar verdikten sonra oldu. Bana hayatımın en mutlu günlerini yaşatan adam, beni artık o kadar da umursamamaya başlamıştı.

"Eh, ömür boyu benimle olacağı kafasına dank edince, cazibemi kaybettim herhalde" diyordum. Ara sıra sivri dilli yorumlar yapmaktan da kaçınmıyordum. Tabii benim agresif tavırlarım, onun benimle daha çok ilgilenmesine sebep olmadı.

Kendimi kandırılmış hissediyordum. Sanki birisi bana parlak bir cisim göstermiş, o cismin cazibesine kapılmamı sağlayarak beni tuzağa düşürüp kafese kapatmış gibi.

Eminim burayı okuyan birçok kadın da aynı hisleri yaşıyor.

Hanımlar, bu hikayede bir tutarsızlık var, fark ettiniz mi?

Erkekler, kadınları mutlu etmeyi, onların peşinden koşmayı severler. Hayatlarının amacı, bir kadını tuzağa çekip kendileriyle mutsuz bir ömür geçirmeye zorlamak değildir.

Aksine, erkekler, yanlarındaki kadının mutluluğundan büyük bir gurur ve başarı hissi duyarlar.

Eee, o zaman neden eşim yüzüğü taktığımız andan itibaren kademeli olarak ilgisizleşmeye başlamıştı?

Kocam değil, ben değişmiştim!

Eşimin ilk tanıştığımızdaki gibi davranmasını istiyordum. Dikkatim tamamen onun yaptığı ve yapmadığı şeylere odaklıydı. Kendimdeki değişimi görmüyordum.

Eşinizle ilk tanıştığınız zamanı hatırlayın. Onu değiştirmeye, geliştirmeye, düzeltmeye çalışıyor muydunuz? Muhtemelen hayır.

Eleştirmiyor ve talep etmiyordunuz. Üzerinde hak iddia etmiyordunuz. Sizinle ilgilenmesi ve sizi mutlu etmesi gerektiğine dair yorumlar yapmıyordunuz.

Kendi kendinize mutluydunuz, bu yüzden ışık saçıyordunuz. O halinizle, eşinizi mıknatıs gibi kendinize çekmiştiniz.

Siz mutlu ve rahat olduğunuz için, eşiniz üzerinde bir baskı hissetmeden, yapmak için doğduğu şeyi yapıyordu: bir kadını mutlu etmek!

Bu yüzden, eşimin bana ilk günlerdeki gibi davranmaya başlaması için, yapacağım şey çok basitti: İlk tanıştığımızdaki halime dönmek!

İlk olarak, (yapıcı yönde bile olsa) eleştirmeyi bıraktım. Sonuçta, ilk tanıştığım bir adamı geliştirmeye çalışmayacağım aşikar.

Ne konuda olursa olsun, tavsiye vermeyi bıraktım. Kendini ilgilendiren konularda fikrimi sorsa bile "Sen bilirsin" demeye başladım. İlk tanıştığımızda ona ne yapması gerektiğini söylemiyordum, o da bana sormuyordu zaten.

Her boş zamanımı onunla geçirmeye çalışmayı bıraktım. Kendi hayatımı geri aldım. Kendimi iyi hissettirecek şeyleri, her gün ibadet gibi yapmaya başladım.

Evdeki tek yetişkin gibi davranmayı bıraktım. Bazı ev işlerini yapmayı komple bıraktım. Kısa süre sonra eşim her hafta temizlik hizmeti almamızı teklif etti ve ev işlerinin çoğundan kurtuldum.

Olabildiğince yumuşadım. Çabuk sinirlenen biri olmak yerine, savunmasız kalmayı seçtim. Ben savunmasız kalınca, eşimin de insani tarafını daha sık görür oldum.

Başbaşa dışarı çıktığımızda, yönetici koltuğuna oturmayı bıraktım. Beni seçtiği yerlere götürmesine izin verdim.

O da benimle birlikte eski haline geri döndü!

Bana çok soran oluyor: "Neden sadece kadınlara yönelik yazılar yazıyorsunuz? Erkeklerin aklı yok mu?"          Kocam çok değişti

Cevap burada gizli aslında. Ben, benim ses tonumun, ilişkimizin ses tonunu belirlediğini fark ettim. Siz dipten yukarı çıktıkça, eşiniz de sizi takip ediyor.

Tabii ki bütün suç sizde ve bütün sorumluluğu siz almalısınız demiyorum. Karşınızdaki adamın da kusurları, geliştirmesi gereken yönleri var. Kimse mükemmel değil.

Ancak siz bunu kontrol edebilir misiniz? Onu geliştirebilir, değiştirebilir misiniz? Hayır. O halde, işin bu tarafına odaklanmanın da bir anlamı yok.

Kendinizi değiştirdiğinizde, hayatınızdaki erkek de sizin değişim rüzgarınızdan etkilenecek, ilham alacaktır.

Ben bana kur yapan, düşünceli, sakin, saygılı ve cömert adamı geri kazandım. Aynısını sizin için de istiyorum 🙂

 Kocam çok değişti

6 thoughts on “Kocam çok değişti!

    1. Zeynep Bahar

      Hale, çok zor bir durum!
      İnan ki yalnız değilsin. Kadın tarafından saygısızlık ve talepkarlık gören, yani "oksijeni kesilen" erkekler hava almak için kafasını bazen suyun yüzüne çıkartabiliyor. Tabii ki bu kabul edilir bir durum değil. Ancak hiçbir insanın mükemmel olmadığını düşündüğümüzde, sen saygı ortamını geri getirdiğinde, yani ona oksijenini geri verdiğinde, oksijen aramak için kafasını dışarı uzatmasına gerek kalmayabilir!
      Seni saygı ile ilgili yazılarımı okumaya davet ediyorum:
      http://www.zeynepbahar.com/evlilikte-heyecani-yeniden-alevlendirmek/
      http://www.zeynepbahar.com/kocaniz-sizinle-daha-cok-vakit-gecirecek/
      Ayrıca yeniden çekici bir kadın haline gelmek ve eşini mıknatıs gibi kendine çekmek için:
      http://www.zeynepbahar.com/once-kendinizi-dusunun-diger-her-seyin-yoluna-girdigini-goreceksiniz/

      Reply
    2. Ayten

      Zeynep hanım size sıkıntımı değilde sevincimi yazmak istiyorum. Ben henüz 9 aylık evliyim ve keşke daha önce bu adamla evlenseymişim keske daha önce tanışaymışım diyorum. Blog unuzda gezerken kendi kendime yaptığım bi cok şeyin doğru olduğunu gördüm . Evet bizimde sorunlarımız oluyo fakat sakin kalıp tolere edince herşey çözüme kavusuyor. Eşim her konuda yardımcın şu an için ama başta tabikide böyle değildi hrp bunun benim görevim olmadığını yumuşakça anlattım oda bana hak verdiki şu an en ufak şeyde yardıma koşar oldu. Kadınlar olarak bence en büyük hatamız erkek işinde kadın evinde çalışır mantığıyla evliliğin ilk zamanlarını geçirip sonrada adamdan yardım beklememiz . Geçenlerde eşimin arkadaşlarının hanımları bana erkek ne anlar ev işinden sen yapcan herşeyi diyerek karşı çıktılar bazısıda taze evlisiniz ondan yapıyodur diye beni tiye aldı bugğn baktığımda hepside şikayetçi ve anladımki içten içe gizli kıskançlık varmıs. Birde erkekler iş yapınca ardından gizlice düzeltmek gerekiyo. Yapamamışsın dediğin an bidahaki sefere yapamam ben senyap cvbını almak mümkün o yüzden ufak detaylara takılmadan elinr sağlık diyip övmeli ardından sessizce düzeltmeli oda doğrusunu görecek ve bir dahaki sefere aynı şekilde yapacak buna eminim. Şimdi bana cicim ayları diyenler olacaktır eminim ama unutulmasınki kimse bu hale bugün gelmedi en başta yapılan hatalar veya doğrularla geldi. 😊

      Reply
      1. Zeynep Bahar

        Ayten merhaba!
        Kesinlikle katılıyorum 🙂 Herkes bugünlere yaptığı hatalarla geldi.
        Eğer erkeğin evde iş yapması cicim ayları demekse, biz 6 senedir cicim ayından çıkamamışız demek ki 🙂
        Ben eşimin yaptığı şeyi arkasından gizli gizli de düzeltmem. O öyle yaptıysa, öyle uygun görmüştür. Mutfak dolaplarını, mutfak düzenini hiçbir zaman sahiplenmedim. "Benim mutfağım" diye tutturmadım. İlk evlendiğimizde dolapları ben yerleştirmiştim, doğru. Ama sonradan eşim tencereleri farklı bir yere koyduğunda alıp tekrar kendi istediğim yere koymadım. Sonuçta onun da mutfağı, onun da düzeni.

        Reply
  1. Betüşşş

    Zeynep hanımcım merhabalar yazılarınızı 3 gecedir okuyorum inanilmaz etkilendim
    Uygulamaya çalişiyorum ama beceremiyorum sanırım önce eşimle ilgili sorunlarımdan söz etmek istiyorum ekonomi mezunuyum gazi üni 3. Lükle bitirdim
    Ve o yaz bankada çalişmaya başladım Erdinç arkadaşimin arkadaşiydı sevgiliykende çok öfkeli kavgalarımız oluyordu ama uzamıyordu 1.5 yıl sonra nişanlandık hopp kaynanam herşeye karışır oldu kendi kararlarımı veremiyordum asla eşim yüksek rütbeli asker ama annesine hayır diyemiyordu benim neden ama diye sormama bile izin vermedi nişandan 4 ay sonra evlendik artık nefret eder olmuştum kaynanamdan derken evlendikten 1 ay sonra babamın 4. Derece mide kanseri olduğunu öğrendik birgün anestezi etkisiyle torunlarımı bile göremedim daha diyip ağlıyordu işten ayrılmıştım ve çocuk düşünmeye başladık düşünme başladıgımız ilk gece hamile kaldım ikiz bebeklerime hamileliğim çok ağrılı olduğu için yerimden kalkamıyordum annem bakıyordu babam çok mutluydu hastalığını unutmuştu derken eşimin görevi çıktı 6 ay ayrı kaldık o süreçte kaynanamın umurunda bile değildik ona olan öfkemi kocamdan çıkardım hep çünkü beni ona karşi hiç savunmadı sahip çıkmadı 32 haftalıkken agrılarım arttı ölüm riskimiz olduğu için hastaneler bizi kabul etmiyordu hastane hastane gezdirdi beni babam kardeşim askerdeydi kocam Yanımda yoktu görevdeydi sancı geldikçe bagıramıyordum bile çünkü Yanımda kocam değil babam vardı doğum olduğunda 20 gün yoğunbakımda kaldık kaynanam gelmedi bile çıkınca yine annem babam baktı bize kızlarım 5 aylık olunca babamı kaybettik kaynanam yine yoktu sonra tayinimiz Malatya ya çıktı annem Eskişehir de onu bırakıp buaraya geldik artık dayanamıyordum kocam ne zaman annesini arasa evde kavga cıkıyordu çünkü sürekli şikayet ediyordu ve boşanmak istedim kızlarımı alıp annemin evine dondum 4 ay ayrı kaldık sonra barıştık tekrar deniyoruz ittire kaktıra hala çok saygısızca şeyler söylüyoruz birbirimize annesine gitmemi istiyor gidiyorum ama hoşgeldin bile deniyor bana bir keresinde çok üşüdüğüm için çorap istedim kaynanamdan kirli ve kocaman yırtığı olan bir çorap verdi bana bu zamana kadar bütün önemli günlerden nefret ettim kocam kaynanamı zırla arattırdıgı için çünkü her seferinde laf soktu Zeynep hanımcım aslında kocamı seviyorum ama annesine karşı çok pasif beni çok ezdiriyor annesine olan nefretimden dolayı kocamdan soğuyorum strese giriyorum lütfen bana da yardım edin 2.5 yaşindaki
    Meleklerim için

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Betüş merhaba!
      Kayınvalideler çok zorlayıcı olabiliyor! Özellikle de erkeklerin annelerine daha bir düşkün olduğu Türkiye şartlarında.
      Biliyor musun? Bütün erkekler kahraman olmak isterler. Eşlerinin kahramanı! Bunu görebilmek için de, mutlu edilebilir biri olman ve isteklerini ilham verici biçimde aktarman yeterlidir.
      Burada "İstiyorum" kelimesi kilit önem taşır. Ancak sert ve talepkar bir "istemek"ten bahsetmiyorum. Yumuşak ve umut eden bir "İstemek" benim kastettiğim.
      Örneğin, kayınvaliden "Şu semtte oturun" dedi, bu da eşinin aklına yattı ve "Tamam" dedi. Bir defa eşin sadece annesi söyledi diye karar vermemiştir buna. Kendisi de düşünmüş ve mantıklı bulmuştur. Yani sonuçta kendi kararıdır. Ve sen kararlarına saygı duyabileceğin, akıllı bir adamla evlendin değil mi? Yoksa neden evlenmek için onu seçesin?
      Diyelim ki sen o semtte oturmak istemiyorsun. Eşine "Ahhh ben A semtinde değil B semtinde otursak çoook daha mutlu olurdum!" diyebilirsin. Sonrasında kararı eşine bırakmak kaydıyla. Eşin seni mutlu etmek istediği için bunu düşünecektir, ancak şartlar orada oturmanıza el vermeyebilir veya annesinin söylediği yer daha mantıklı gelebilir. Bu durumda onun kararına saygı duymanı ve kabul etmeni öneririm.

      Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir