Skip to content

Eşimle aramız soğuk: Bağınızı güçlendirmek için duvarlarınızı indirin ve savunmasız kalın.

"Şimdi anlıyorum ki, savunmasızlık hissi bir insanın sahip olabileceği en büyük güçmüş. Hayatı hissetmeden, hayatı yaşayamıyorsun. Öğrendim ki, sevdiğin bir insana karşı savunmasız kalmak zayıflık değil, güç göstergesiymiş."

Elisabeth Shue

<a href="http://www.freepik.com">

Hayatım boyunca yakınlarıma bir şeyden korktuğumu, bir şeye kırıldığımı veya onları özlediğimi, sevdiğimi söylemekte zorluk çektim. Evlendikten sonra, güçlü görünmek için ördüğüm duvarları yıkmanın, ilişkim için ne kadar kritik olduğunu anladım.

"Kocamla aramız soğuk" diyenlerden misiniz? Kocanızın yanında duvarlarınızı indirmek, yumuşak karnınızı göstermek için özel bir çaba sarf edin. En hassas duygularınızı açık etmekten çekinmeyin. Aşağıdaki 4 basit yöntemi uygulayın ve bağınızın güçlenmesine tanık olun:

 

1. Savunmasız insanların daha çekici olduğunu fark edin.

Savunmasız kalmak, güçlü bir görüntü sergilemek için duvar örmekten daha çekicidir.

Hani şu normalde hiç sevmediğiniz kızı, ailesinden birisi öldüğünde ağlarken görüp, bir anda kendinizi ona yakın hissetmiştiniz.

Instagram'da sürekli gezdiği yerleri paylaşan ve her zaman güler yüzlü ve enerji dolu olan arkadaşınız size son zamanlarda geçirdiği depresyonu anlattığında, bir anda onun da insan olduğunu fark etmiş ve onu daha çok sevmeye başlamıştınız.

Size hassas bir konudaki dertlerini açan arkadaşınız bir anda yakın dostunuz oluvermişti.

Ördükleri kalkanları indiren ve size yumuşak karınlarını gösteren tanıdıklarınızı bir bir düşünün.

Ben güçlü bir imajı korumanın ve hislerimi açık etmemenin beni daha cesaretli ve olgun gösterdiğini düşünürdüm hep. Anladım ki, insanın en yakınlarına kendini açması ve en derindeki duygularını göstermesi, çok daha büyük güç ve cesaret gerektiriyormuş.

Kocanıza karşı savunmasız kaldığınızda, büyük bir risk almış gibi hissedersiniz. Mutlu bir evlilik ve ömür boyu sürecek balayı, bu riski almayı gerektirir.

Üstelik siz duvarlarınızı indirip onu özlediğinizi veya kırıldığınızı söylediğinizde, onun da size karşı açılması, insani tarafını göstermesi ve şefkatle karşılık vermesi çok büyük bir ihtimal.

Özlediğiniz zaman, onu sizin yanınızda daha fazla vakit geçirmeye yönlendirmek için taleplerde, önerilerde bulunmak veya şikayet etmek yerine "Seni özledim" deyin.

Bir sözüne kırıldığınız zaman, ona misilleme yapmak ve bu kırgınlığı öfkeyle maskelemek yerine, kırıldığınızı kabul edin.

Güçlü görünmek için duvar örmek, geçmişinizdeki kırgınlıkları bugüne taşıdığınızın göstergesidir. Hayatta kalmak için içgüdüsel olarak yaptığınız bir harekettir. Yanında güvende hissetmediğiniz insanlara karşı uyguladığınız bir şeydir.

Şartlar ne olursa olsun, kocanızın sizi sevdiğini ve onun yanında güvende olduğunu kendinize sürekli hatırlatın. Böylece kendinizi savunmasız bırakmanız daha kolay hale gelir. Çünkü evlilik böyledir. Bazı riskleri almazsanız, her şeyi riske atmış olursunuz.

2. "Seni özledim" deyin

Eskiden eşim TV karşısında, bilgisayarda ya da dışarıda iş arkadaşlarıyla fazla vakit geçirdiğinde, ona "Bırak şu televizyonu da mutfağa bana yardıma gel" derdim. Ya da "Bilgisayar oynamayı bırak artık, dışarıda hava çok güzel. Çıkıp yürüyüş yapsak olmaz mı?" derdim. Bazen de beni işe götürmesini veya almasını talep ederdim.

Gerçekte istediğim şey benimle ilgilenmesi ve birlikte daha fazla vakit geçirmekti. Tabii ki yukarıda söylediğim şeyleri yapmak hiç işe yaramadı. Çünkü ben bunları söylediğimde, kocam hareketleri kontrol ediliyormuş gibi hissediyordu. Benim onu özlediğimin farkında bile değildi.

Sizin eşiniz çok fazla çalışıyor olabilir. Arabasıyla çok fazla uğraşıyor olabilir. Bir hobisi onun çok fazla vaktini alıyor olabilir. Ya da dışarıda arkadaşlarıyla çok vakit geçiriyor olabilir.

Biraz daha az çalışsa, gitarıyla daha az vakit geçirse, bilgisayarda 1 saat daha az oyun oynasa ne olur sanki? Altı üstü ailesine biraz daha vakit ayıracak. Bu kadar zor mu?

Sizden ayrı vakit geçirmesine sebep olan meşguliyeti her neyse, bu meşguliyeti kendinize rakip olarak bile görmeye başlayabilirsiniz. "Eşimin bilgisayarını/maketlerini/gitarını bazen camdan atasım geliyor" diyen kadınlar biliyorum.

Sizinle daha çok vakit geçirmesi için sudan sebepler yaratmak, onun hareketlerini kontrol etmeye çalışmak yerine, ona "Seni özledim" demeye başlayın ve sonuçlarını izleyin.

Eşinize karşı ne kadar savunmasız kalırsanız, o kadar yakınlaşırsınız.

2. "Kırıldım" deyin ve çekilin

Eskiden eşim beni bir konuda eleştirdiğinde, hemen savunma sistemlerimi devreye sokar ve misilleme yapardım. "Sen de geçen şunu yapmıştın" gibi bir şey söyleyerek karşılık verirdim.

Tanıdık geldi mi?

Şimdilerde bana ağır gelen bir eleştiride bulunduğunda, sadece "Kırıldım" demekle yetiniyorum. Sonrasında uzun uzadıya açıklama yapmaktan kaçınıyorum. Eğer konuşmadan duramayacak gibi hissediyorsam, başka odaya geçiyorum.

Çünkü eğer daha fazla konuşursam, karşımdaki insan kendi vicdanı ve iç sesiyle baş başa kalamaz. Bu şekilde ikimizin de temiz kafayla düşünmeye vakti oluyor. Bazen o gerçekten kırıcı bir şey söylediğini fark edip özür diliyor, ya da gönlümü alacak başka bir şey yapıyor. Bazen de ben aslında ortada kırılacak bir şey olmadığını fark ediyorum ve eşimin yanına dönüp gülümseyerek "Haklısın aslında" diyebiliyorum.

Bu sayede fark ettim ki, bazen kavgaya ve dramaya ihtiyaç duyuyormuşum. Böyle zamanlarda, normalde gülüp geçeceğim şeyler beni çok sinirlendirebiliyor ve anlıyorum ki iyi bir kavgaya ihtiyacım var.

Sorun şu ki; kocamla haklı veya haksız bir sebepten kavga etmek ilişkimiz için hiçbir zaman iyi olmadı.

Hepimiz insanız ve arada dramaya, heyecana ve deşarj olmaya ihtiyaç duyabiliyoruz. Böyle zamanlarda kendinize şunu sorun: "Beni esas rahatsız eden şey nedir? Neye ihtiyacım var?"

Ben bazen iyi bir uykuya, bazen kız arkadaşlarımla sosyalleşmeye ihtiyacım olduğunu fark ediyorum. Bazen de beni esas rahatsız eden şeyin işimle ilgili bir belirsizlik olduğunu görüyor ve hırsımı kocamdan almak yerine bu belirsizliği çözmeye odaklanıyorum.

Kavga çıkarmak istediğiniz zamanlarda, gerçekte neye ihtiyacınız olduğunu tespit edin ve bu ihtiyacınızı başka birinin karşılamasını beklemeden siz karşılayın.

3. Cümlelerinizi kısa tutun

Doğası gereği, "Seni özledim" ve "Kırıldım", zaten azıcık kelimeyle çok şey anlatan cümlelerdir.

Bunları söyledikten sonra konuşmaya devam edip uzun açıklamalar yaparsanız, söylediğiniz şey amacından sapar. Yine savunmaya, kendinizi açıklamaya geçmiş olursunuz. Bu da duvar örmenin bir başka çeşididir.

Ben bu tip şeyleri söylerken uzun açıklamalar yapmanın, amacının tam tersi etki yaptığını, hatta karşımdaki kişiyi rahatsız ettiğini gördüm.

Kısa cümleler her zaman daha iyidir. Eşinize ne demek istediğinizi anlaması, sizinle empati kurması ve kendi içinde muhakeme etmesi için fırsat vermiş olursunuz.

Bunları uyguladığınız halde aranız halen soğuk ise, bu sayfayı okuyarak saygı becerisini edinin, bu sayfada yazılanları deneyerek evinizde duygusal açıdan güvenlik ortamı sağlayın ve hiç değişmez dediğiniz adamın mucizevi değişimine tanık olun!

Deneyimlerinizi aşağıdaki yorumlarda bekliyorum 🙂

2 thoughts on “Eşimle aramız soğuk: Bağınızı güçlendirmek için duvarlarınızı indirin ve savunmasız kalın.

  1. Nesrin83

    Tşkler zeynep hanım ama benim eşim benden ozaman daha çok soğuyor.Dahada acımasız davranıyor ve beni savunmasız ve duygusal davrandımı itici buluyor,bunları kendi dile getirdi.ben yanımda güçlü bir eş istiyorum diyor.

    Reply
    1. Zeynep Bahar

      Nesrin83, bazen benim eşimin de ona karşı savunmasız davrandığımda rahatsız olduğunu fark ettim. Özellikle aşağıdaki iki durumda böyle oluyor:
      Birincisi: Eğer "Kırıldım" demeden hemen önce bir saygısızlık yapmışsam, ve eşim bu saygısızlığıma tepki olarak beni kıracak bir şeyler söylemişse, ben "Kırıldım" dediğimde daha da rahatsız oluyor.
      İkincisi: Eğer son zamanlarda kendi mutluluğum ve keyfim için yeterince çaba göstermemişsem, üzerime gereğinden fazla iş almış ve bunun sonucunda kendimi fazla yıpratıp başkalarının şefkatine ve ilgisine muhtaç kalmışsam, eşime "Seni özledim" dediğimde beklediğim ilgiyi ve şefkati alamıyorum.
      Ne dersin, tanıdık geldi mi?

      Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir