Skip to content

Bu 10 hareketten kaçının ve eşiniz size aşık olsun!

Bir erkeğe saygı duy, daha fazlasını yapsın.

James Howell

İlk evlendiğim zamanlarda, etrafımdaki herkesten aynı şeyi duyuyordum: Saygı olmadan evlilik yürümez. Bu yüzden kocama karşı çok saygılıydım, o da bana karşı çok saygılıydı. Bununla övünüyordum, “Biz evliliğimizi saygı temeli üzerine kurduk.” diyordum.

Ancak bir şeyler eksikti sanki. Ben saygılı olduğumu düşünüyordum, ama kocam gün geçtikçe saygısızlaşmaya, agresifleşmeye başlamıştı.

Şimdi geriye dönüp baktığım zaman, o zamanlar nerede hata yaptığımı görebiliyorum: Saygısız olan bendim! Ben başlatmıştım!

Evet, saygılı olduğumu sandığım halde, günde 15 defa filan saygısızlık yapıyormuşum. Şimdi farkında olmadan yaptığım ve evliliğimi bitme noktasına getiren davranışlarıma bir bakalım:

  1. Onun yerine kıyafet seçmek. Mağazadayken “Şu renk sana çok yakışır, neden denemiyorsun ki?” diyerek yardımcı olabilecek önerilerde bulunuyordum. 20 küsür yıldır kıyafetlerini kendisi seçen adama, biraz da onu canımın istediği şekilde giydirmek için, çocukmuş gibi davranıyordum. Artık ona bu konuda hiç karışmıyor, hatta çorap bile almıyorum. Eğer iki gömlek arasında kalmışsa ve fikrimi sorarsa, “Ben çizgili olanı beğendim.” diyebiliyorum tabii ki, sonuçta kendi zevklerimi ve tercihlerimi ifade edebilirim.
  2. Onun yerine konuşmak. Örneğin yurtdışında tatildeyiz ve eşim birisine yol sormak istiyor. Tam o ağzını açmışken nedense kendimi seyahat konusunda daha tecrübeli ve hatta daha akıllı gördüğüm için sözünü kesip ben konuşmaya ve tam olarak ne öğrenmek istediğimizi anlatmaya başlıyorum. Eşim o noktadan sonra susuyor ve tatilin bütün yönetimini ve planını bana bırakıyor. Ben de tatilin sonunda ona hiçbir şeyle ilgilenmediği için çemkiriyorum!
  3. Şikayetçi olduğum konuları anlatmak ve içimi dökmek amacıyla “Konuşmamız gerek” demek. Burada aslında demek istediğim şey şu: “Seninle ilgili memnun olmadığım bir şeyler var. Ben bunları anlatacağım, sen de dinleyip onaylayacaksın.” Bir erkeğe kendini koca olarak başarısız hissettirmek için daha iyi bir yöntem göremiyorum.
  4. Onun yaptığı şeyleri beğenmemek ve hatta baştan yapmak. Örneğin sofrayı mı topladı? Teşekkür etmek yerine yaptığı işi nasıl daha iyi yapabileceğini anlatmak veya yaparak göstermek. Ya da daha yumuşak bir şekilde, “Teşekkür ederim hayatım, bir dahaki sefere masa örtüsünü ön camdan değil de arka camdan silkeler misin?” demek. Yaptığı işlerde muhakkak “geliştirilebilecek bir yön” bulmak. Bunu onun ve ikimizin iyiliği için yapıyormuş gibi görünsem de, o bunu "Yaptığın hiçbir işi beğenmiyorum." şeklinde algılıyordu.
  5. Kırıcı yorumlarla onu eleştirmek. "Bu ara çok kilo aldım" dediğinde, “Hiç hareket etmiyorsun ki.” veya “Sağlıklı şeyler yemiyorsun ki.” demek. Kötü bir modda olduğu bir gün “Çok sinirli davranıyorsun. Bazen aynı baban / annen / X isimli akrabana benziyorsun.” gibi onun sinirine dokunacağını çok iyi bildiğim yorumlar yapmak. Bu tip yorumların onun hatalarını görmesini ve düzeltmesini sağlayacağını zannetmek.
  6. “Ben olsam şöyle yapardım” diyerek her konuda ne kadar da çok şey bildiğimi bıkmadan usanmadan ona göstermek.
  7. Fikirlerini söylediğinde “Yok artık, gerçekten böyle mi düşünüyorsun?”, “Saçmalama!” gibi çok yapıcı ve geliştirici (!) tepkiler vermek. Fikirlerine göz devirmek, dudak bükmek.
  8. Onun adına kararlar almak. Onun için (aslında benim için) neyin iyi olduğuna karar vermek. Örnek: Artık eve ekmek almayacağım, pilav ve makarna da yapmayacağım çünkü kilo vermemiz gerekiyor. Artık daha sağlıklı besleneceğiz ve spor yapacağız. Meali: Yanımda yakışıklı ve fit bir adam gezdirmek istiyorum.
  9. Yargılayıcı ve ters bakışlar atmak. Kahvaltıda reçeli ve balı biraz fazla kaçırdığında, arabayı biraz fazla hızlı kullandığında, bana kırıldığım bir şey söylediğinde, bütün akşamı oyun oynamakla geçirdiğinde... Belki bu durumlarda çenem çalışmıyordu ama bu yine de çok gıcık ve saygısız davrandığım gerçeğini değiştirmiyor.
  10. “Daha az sigara içmelisin”, “Daha erken yatarsan sabah kolay kalkarsın”, “İşyerinde daha talepkar olursan hakkını kimse yiyemez.” gibi sözümona yardımcı tavsiyelerde ve taleplerde bulunmak.

Söylemeliyim ki, bunları yapmayı bıraktığımdan beri, hem çok daha mutlu, huzurlu ve tutkulu bir evliliğe sahip oldum. Hem de düşündüğümden daha akıllı ve yetenekli bir kocaya baştan beri zaten sahip olduğumu farkettim.

Saygısızlığı Telafi Etmenin Yegane Yolu

Ben 4 senedir edindiğim saygı becerisini sonuna kadar uygulamaya çalışıyorum. Bununla birlikte, sonuçta ölümlü bir insan olduğum için, hata yaptığım ve zaman zaman saygısızlık ettiğim oluyor.

Hepimiz insanız. O yüzden hiç kimsenin öğrendiği şeyleri anında ve hatasız olarak hayata geçirmesi mümkün değil.

Ben bu “saygı kuralı” ile başlayan ve evliliğin flört dönemindeki kadar tutkulu, neşeli ve huzurlu şekilde yürümesini sağlayan davranışlara, “kadınsı aşk yetenekleri” diyorum.

Aşk yeteneklerini edinen kadını, yeni, daha kısa ve daha güzel bir yol olduğunu öğrenen bir şoföre benzetebiliriz. İç güdüleri her seferinde onu eski yola itse de, yeni yolu hatırlayıp her zaman bir sapaktan dönebilir. Eski tecrübeleri ve alışkanlıkları yüzünden yanlış yola girmiş olması, onu kötü bir şoför yapmaz.

Yanlış yola saptı diye kendini suçlamasına, başını direksiyona dayayıp ağlamasına veya “Ne kadar da salağım!” diyerek olayı dramatize etmesine hiç gerek yok.

Çünkü her zaman bir dönüş vardır. Her zaman.

Bir saygısızlık yaptığınızı fark ettiğinizde, bunu telafi etmek için yapacağınız şey çok basit: Özür dilemek.

Saygı kuralını uygulamaya başladığım ilk zamanlarda sık sık özür dilemek zorunda kaldım. Açıkçası bu durum beni savunmasız bıraktığı ve zayıf gösterdiği için pek rahat edemiyordum, ancak eşimin buna tepkisi ve gösterdiği şefkat beni şaşırttı.

Meğer kalkanları indirmek ve savunmasız kalmak, kadınsı çekiciliği büyük ölçüde arttıran bir şeymiş.

Özür dilerken kurulacak cümle, ne için özür dilediğinizi çok açık ve seçik biçimde belirtmeli:

“Geçen gün sana neyi yiyip neyi yememen gerektiğini söyleyerek saygısızlık ettiğim için özür dilerim.”

“İşle ilgili fikrine karışarak saygısızlık ettiğim için özür dilerim.”

“Sözünü keserek saygısızlık ettiğim için özür dilerim.”

Bu tip bir cümleyi söylediğinizde, eşinizin yüzünün yumuşamasına ve size gösterdiği tavıra şaşırabilirsiniz.

Aşağıda birkaç tane hatalı özür dileme örneğini de paylaşmak istiyorum:

“Kırılmana sebep olduğum için özür dilerim.”

“Ne yaptım da seni sinirlendirdim bilmiyorum ama yine de özür dilerim.”

Bu cümlelerle aslında söylenmek istenen, şöyle bir şey oluyor: “Ben bir şey yapmadım ki. Sen durduk yere kırıldın veya sinirlendin. Benim bu işte bir suçum yok. Surat asmayı bırak artık diye nezaketen özür diliyorum.”

Kocam agresif davranıyor ve ben o zamanlar saygısızlığın nasıl bir şey olduğunu bilmediğim için buna neyin sebep olduğunu da çıkartamıyordum. “Ne yaptım bilmiyorum ama özür dilerim, artık barışabilir miyiz?” dediğimde huysuz bir şekilde bana bir şeyler açıklamaya çalışıyor ve sert konuşmaya devam ediyordu. Ben de tartışmayı bitirmek için “Özür dilerim dedim ya!” diye çemkiriyordum ve güya tartışma bitiyor ama soğuk savaş ve nedenini anlamadığım tripler devam ediyordu.

Şimdi artık tam olarak nerede yanlış yaptığımı tespit edebiliyor ve özür dilerken buna atıfta bulunmaya dikkat ediyorum. “Doktora ne zaman gideceğine senin adına karar vererek saygısızlık ettiğim için özür dilerim.” gibi...

Çok şükür, uzun zamandır özür dilemem gerekmedi.

Sizin aklınıza gelen ve özür dileyerek savunmasız kalmanızı gerektirecek bir davranışınız oldu mu son zamanlarda? Aşağıdaki yorumlarda örneklerinizi bekliyorum 🙂

 

2 thoughts on “Bu 10 hareketten kaçının ve eşiniz size aşık olsun!

  1. Nazlı

    Merhaba,

    Yazılarınızı tesadüfen öğrenme imkanına sahip oldum. Birkaç tanesini bir solukta bitirdim.

    Bugünlerde keşfettim: meğer ne kadar çok evli hatun benim gibiymiş. Açıkçası şaşırdım. Genlerimin de katkısıyla evlilik için çok yanlış bir insan olduğumu düşünürdüm
    Meğer normalmişim.

    Bahsettiğiniz tavsiyeleri bir an önce uygulamak için can atıyorum.

    Kimisi ilk etapta yapmamın çok mümkün olmadığı şeyler. Onlar da zamanla yoluna girecek unsurlar.

    Saygı meselesinde kimi maddelerinizi evin kapısından giriş yaptığım andan itibaren uygulayacağım.

    Çok teşekkür ederim kendi payıma, yazılarınız kafamda kurmaya çalıştığım cümlelerin bir araya getirilmiş hali.

    Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir