Skip to content

2

Kocam Çok Değişti

Designed by jcomp / Freepik

"Kocam çok değişti!"

Evli kadınların çoğu, eşinin evlendikten sonra az veya çok değiştiğini söyler. Düşününce, hiç de hoş bir durum değil bu. Hayatınızı birlikte geçirmeye karar verdiğiniz adamın, tanıdığınız kişi olmadığını fark edince, kendinizi kandırılmış hissedersiniz. Bu hisle yaşamayı kimse istemez.

Devamını oku...;

Designed by Bearfotos / Freepik

Bir çok kadınla konuşuyorum. Çoğunun aklında şu soru var: Neden sürekli tartışıyoruz? Minicik şeyler neden inat sebebi oluyor? Ben iyi niyetle bir şey söylerken eşim neden gereksizce sinirleniyor veya beni dinlemeyip inat yapıyor?

Böyle sorular duyduğumda, kendi evliliğimin ilk zamanları geliyor aklıma. O zamanlar evliliğin zor bir şey olduğunu ve fedakarlık gerektirdiğini duyuyordum herkesten.

Bunun benim için anlamı şuydu: Fazla bir şey isteme. Durumu kabullen. Bütün işi sen yap. Yuvayı dişi kuş yapar.

Saçmalık. Evlilik zor bir şey olmak zorunda değil. Bütün işi dişi kuşun yapması da gerekmiyor. Dişi kuşun tek yapması gereken, isteklerini ve fikirlerini ifade ederken kullandığı kelimeleri iyi seçmek.

Size şimdi tartışmayı bırakmanızı, eşiniz tarafından sevilmenizi, ilgi ve şefkat görmenizi sağlayacak anahtar kelimeler vereceğim.

Devamını oku...;

2

Seni, sadece sen olduğun için değil, senin yanında dönüştüğüm ben için, bu kadar seviyorum.

Roy Croft

Eşim ihtiyaçlarımı karşılamıyor
Designed by bearfotos / Freepik

Evlendikten sonra kocanız size karşı gittikçe cimrileşmeye başlamış, aldığınız en ufak kıyafetin bile lafını eder hale gelmiş olabilir.

Etraftaki herkese, ailesi ve arkadaşlarına karşı eli açık ve cömert, sadece size karşı cimri davranıyor olabilir.

Böyle hikayeleri çok duyuyorum. Onun öncelikleri arasında son sırada geliyormuş hissine kapılmanız çok normal. Böyle davranılmak, insana kendini değersiz, yalnız ve kapana kısılmış hissettirir.

Muhtemelen onunla bu konu hakkında saatlerce konuştunuz, sizinle empati kurmasını sağlamaya çalıştınız. İşe yaramayınca belki sesinizi yükselttiniz veya ağladınız. Hatta bir süre için evi terk ettiniz.

Eşiniz kısa bir süre için size karşı daha nazik ve düşünceli davrandı, ama sonra yine her şey eski haline döndü.

Devamını oku...;

21

“Mutluluğunuzun anahtarını asla başkasının cebine koymayın.”

Anonim

Şu ana kadar olan yazılarım hep saygı ve iyi şeylere odaklanmak üzerindeydi.

Ben bu saygı kuralını uygulamaya çalışırken ve iyi şeylere odaklanmaya, daha çok teşekkür etmeye çalışırken bir şey fark ettim. İyi modda olduğum zamanlarda bunlar kolayca yapabiliyordum, ancak mutsuz ve kötü bir modda olduğum zaman bunları başarmak imkansız bir hal alıyordu.

Mutsuzken çevrenizdekilere “Gözünün üstünde kaşın var!” dediğiniz zamanları biliyorsunuz, değil mi?

Görevler üst üste yığıldığında, gündelik iş yükünden kendimize ayıracak vakit bulamadığımızda, hayat birden gözümüze daha zor görünmeye başlar. Etrafımızdakilerin, özellikle de kocamızın ve çocuklarımızın hareketleri bize batmaya başlar. Bir anda kendimizi onları kontrol etmeye çalışırken, yaptıklarını ve söylediklerini eleştirirken buluruz.

İşte tam da bu yüzden, belki de şu ana kadar yazdıklarım içinde en önemli olan beceriyi açıklayacağım:

Devamını oku...;

14

Sevgiliniz sizi kim olarak tanımlıyorsa, o kişi olursunuz. 

Jeanette Winterson

İlk evlendiğim zamanlarda, eşimin bazı davranışları yüzünden hayal kırıklığına uğramıştım. Evlenmeden önce beni el üstünde tutan ve bir sevgiliye nasıl davranılacaksa öyle davranan adam, evlendikten sonra bana annesine veya kız kardeşine davrandığı gibi davranmaya başlamıştı. (Benim de ona annesi gibi davrandığım gerçeğinin farkında değildim tabii ki).

Çözüm olarak sürekli söyleniyordum. Bu durumu düzeltmek için “Sen çok değiştin.”, “Bana sevgili gibi davransana.”, “Artık beni sevmiyor musun?” gibi şeyler söylüyordum. Ev işlerinde yardım alamadığım için yıpranıyor, “Sürekli oyun oynuyorsun, TV izliyorsun, bütün işi ben yapıyorum!” diye çemkiriyordum.

Tepesine dikilip vır vır vır söylendiğimde, o da beni susturmak için kalkıp 15 dakika iş yapıyor, sonra her şey eski düzenine dönüyordu.

Nasıl bu kadar bencil ve sadece kendini düşünen bir adam haline gelmişti?

Aşağıdaki formül sayesinde, şimdi beni mutlu etmek için kendi rahatını bozmayı göze alan, fedakar ve yardımsever bir kocaya sahibim.

Devamını oku...;

2

Bir erkeğe saygı duy, daha fazlasını yapsın.

James Howell

İlk evlendiğim zamanlarda, etrafımdaki herkesten aynı şeyi duyuyordum: Saygı olmadan evlilik yürümez. Bu yüzden kocama karşı çok saygılıydım, o da bana karşı çok saygılıydı. Bununla övünüyordum, “Biz evliliğimizi saygı temeli üzerine kurduk.” diyordum.

Ancak bir şeyler eksikti sanki. Ben saygılı olduğumu düşünüyordum, ama kocam gün geçtikçe saygısızlaşmaya, agresifleşmeye başlamıştı.

Şimdi geriye dönüp baktığım zaman, o zamanlar nerede hata yaptığımı görebiliyorum: Saygısız olan bendim! Ben başlatmıştım!

Evet, saygılı olduğumu sandığım halde, günde 15 defa filan saygısızlık yapıyormuşum. Şimdi farkında olmadan yaptığım ve evliliğimi bitme noktasına getiren davranışlarıma bir bakalım:

Devamını oku...;

4

Kadınlar arzu edildiklerini hissetmek isterler. Erkekler ise kendilerine ihtiyaç duyulduğunu.

Ian K. Smith

Önceki blog yazımda, evlilikte istediklerimi almak için uyguladığım 3 adım olduğundan bahsetmiştim. Yazıyı buradan görebilirsiniz.

İlki şikayeti bırakmak ve daha çok teşekkür etmek, yani olumsuz şeyler yerine olumlu şeylere odaklanmaktı. Bu şekilde eşimin beni daha mutlu etmesi için ona motivasyon sağlamış oluyordum.

İkincisi ise, “Yapamam” diyebileceğim şeyleri tespit etmek ve “Yapamam” demeye başlamak oldu.

Eğer bir iş beni gereğinden fazla yoruyor, strese sokuyor veya kendimi mutlu ederek harcayacağım çok kıymetli zamanımı çalıyor ise, o işe basitçe “Yapamam” demeye başladım. Bu kelimeyi söyledikten sonra neden yapamayacağımı uzun uzun anlatmaktan kaçınıyor, hatta hiç açıklama yapmıyorum.

“Yapamam” dedikten sonra açıklama yapar veya kendimi savunursam, bunun  kimseye faydası olmayacak bir tartışma yaratması çok büyük bir ihtimal. O yüzden “Yapamam” dedikten sonra eşimden bir tepki alsam bile, bu yemi yutmamaya ve kendimi açıklamamaya çok özen gösteriyorum. Eşime sadece onu anladığımı, yine de o işi yapamayacağımı belirtmekle yetiniyorum.

Üçüncü ve bu yazıda detayları ile anlatmak istediğim madde ise aşağıdaki gibi:

Devamını oku...;

8

Çocuksu aşk der ki: “Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var.” Olgun aşk der ki: “Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum.”

Erich Fromm

İlk evlendiğimiz zamanlarda, ihtiyaçlarım git gide daha az karşılanmaya başlamıştı. Evlilikten neler ummuş, neler bulmuştum.

Ben yükümü, acımı ve sevincimi paylaşacak bir hayat arkadaşı ve ömür boyu yanımda olacak şefkatli ve tutkulu bir sevgili hayaliyle bu yola girmişken, aldıklarım bunun tam tersiydi.

Hem iş yerinde yüküm ve stresim çok fazlaydı, hem de akşam ev işleri beni bekler hale gelmişti. Bu kadar işin ve stresin altında boğuluyordum.

Bunun çözümü olarak da, neredeyse bütün kadınların uyguladığı ve hiçbir işe yaramayan bir yöntemi uyguluyordum: Söylenmek.

Kitaplarda okuduklarımı denemeye başladıktan sonra, söylenmek ve şikayet etmenin bir isteği ifade etmek için en kötü yol olduğunu gözlerimle gördüm. Aşağıda anlatacağım adımlar çok daha etkiliydi. Bugün yaşamak istediğim şehirde yaşıyor ve yapmak istediğim işi yapabiliyorsam, hep bu adımlar sayesinde oldu 🙂

Devamını oku...;

4

"Saygının en içten biçimi, karşınızdaki kişinin anlattıklarını ilgiyle dinlemektir."

Bryant Mcgill

Kocamla ilk evlendiğimizde, çok mutlu olacağımızı düşünüyordum. İkimiz de okumuş insanlardık. Ben çok güçlü ve donanımlı bir kadındım.

Yıllarca tek başıma yaşamıştım. Kaç defa yurtdışına çıkmıştım. Balayında nerelere gidileceğini çok iyi biliyordum. Tek başıma koca bir kariyer yapmıştım ve Allah’a şükür iyi para kazanıyordum. Güçlüydüm ve ne istediğimi biliyordum. O yüzden kocam benimle olduğu için çok şanslıydı.

Sonra aramızdaki ufak tartışmalar büyük tartışmalara, daha sonra da kavgalara doğru evrildi. Kavga etmek istemiyordum, seslerimiz yükselsin istemiyordum, bu sefer de aramızda soğuk savaş oluyordu.

Sohbetimiz ve iletişimimiz gittikçe azaldı. Kopma noktasına gelmiştik.

Aşağıda anlatacağım basit ama çok etkili beceriyi edindikten sonra, eşimin benimle daha çok sohbet etmeye ve vakit geçirmeye başladığını fark ettim. Siz de aranızda iletişimin azaldığını düşünüyorsanız, okumaya devam edin 🙂

Devamını oku...;

7

Yanlış: Evlilik aşkı öldürür.

Doğru: Kontrol etmek/müdahale etmek/yardım etmeye çalışmak aşkı öldürür.

Eşimle evlilik kararı vermeden önce, yani flört ederken, çok mutlu bir çifttik. Birlikte çok eğleniyorduk, kavga etmezdik, hatta tartışmazdık bile. Seslerimizin yükseldiğini hiç hatırlamam. Tutku, huzur, sevgi, şefkat, yani aradığım her şeyi onda bulmuştum.

Üstelik biz flört döneminde de birlikte yaşıyorduk, evli gibiydik yani. O yüzden bir imzanın çok da fark yaratacağını sanmıyordum.

Sonra bana evlenme teklif etti, düğün hazırlıklarına başladık ve neredeyse bir anda herşey değişiverdi.

Bana aşık olduğunu düşündüğüm adam gitti, yerine huysuz, bazı konularda mutabakata bile varamadığım, inatçı ve pasif-agresif bir adam geldi. Sesler yükselmeye, kavgalar patlamaya başladı.

Okuduğum kitaplar sayesinde aşağıda anlatacağım kritik beceriyi edindim. Bir iki hafta içinde eşimin bana tavırları gözle görülür şekilde değişmiş, birkaç ay içinde ise ilk tanıştığımız günlere dönmüştük! Nasıl mı? Okumaya devam edin.

Devamını oku...;